İsm-i Hû

Ne âteştir ne toprak zât-ı gönlüm belki sudan
Hevâdan bulmamıştır: fecri ister ism-i Hû’dan

İşitmiştir ki yârin vaslı hasretten berîdir
Sayıklar Şems’i lâkin hicri ister ism-i Hû’dan

Enâsırdan nedendir bilmiş evlâ kabzı bâsta
Verirler dehri ammâ hücre ister ism-i Hû’dan

Okumaya devam et →

Ölüm Sessizliği

Bu olsa, oynasa yerler yerinden
Kıpkızıl gözlerle gökler inlese
Pencere camını şimşekler tık tık
Tıklarken duâmı kuşlar dinlese

Bu olsa: özlerken merhabâ sesi
Nerede, nasılsın aslâ denmese
Özlense -ve hattâ- evlât bûsesi
Hiçbir giden artık geri dönmese

Okumaya devam et →

Ağlama

Biri olmak
Biri olmamak
-İki damla yaş-
Süzülecek yanaklarından
-Yavaş yavaş-
Gölge gölge delinecek bir duvar
-Kara taş-
Özlemler doğuran bir özlem basıp bağrına
Bir fısıltı duyacaksın:
“Ağlama arkadaş”

Selçuk Bekar
(Tarih bilinmiyor)

Mutsuzlar Dîvânı

Burası mutsuzlar dîvânı
Sefâhat ehlinin âciz kulları,
‘Ölsün’ denenlerin yerleri hani
Burada bir göz değmez belki bir göze
Ammâ değerse bir yürek bir tek yüreğe eğer
Değecekse bir gün bir şeye dünyâ,
Buna değer!

Ölmek için değil daha ismi konmadan
Yeni bir can için burada tamâmı
Herkes bilir: Hemen üflenemez bedenlere can
Akıl, gönül yağmurunda ıslanamadan
-Oynamaz da kimseler harmandalı-
Eklenen her can bizim dünyâya
Direnir, yırtınır feryat figan,
Bir başka hayâta tekler

Okumaya devam et →

Alicengiz Duâsı

Haklısın
O kıvamda değilim daha
Biliyorum: muhtaç da değilsin benden bir eyvallâha
Sabrına da hayrânım -söylemeden geçemem-
Yine de çat diye çatlarım sormazsam eğer
Ormana dönüşür diye mi bekliyorsun
Çölde bu vahâ

Yüzsüzüm ukalâyım -onu da biliyorum-
Ama sen de biliyorsun
Yüzsüzlüğüm ukalâlığımı
Bilmişliğimi de ben senden biliyorum

Okumaya devam et →

Ezandır

Ağla ey gözlerim mevsim hazândır
Mâtemi aynada kendi yüzündür
Gayr-ı yâr ne ola belki cezândır
___Yârdan mektup gelmiş dinle ezandır

Âmâya gülşeni ahrasa neyi
Söyleme -ne bilir- gamsıza meyi
Ölmekse olmanın en güzel şeyi
___Bu aşkın ismi zan cismi hüzündür
___Yârdan mektup gelmiş, dinle ezandır

Bağrı yanıkların vuslat ateşi
Pervâneler yakan sevdâ güneşi
Her varın tutkusu hem yokun eşi
___Sevgili, gönlüne aşkı yazandır
___Yârdan mektup gelmiş dinle ezandır

Okumaya devam et →

Gittin Gideli

………………………………….Anneme
Sen bu yerden gittin gideli ana
Cihetsizim: sağım solum kalmadı
Dizlerinin dibi sılaydı bana
Kanadım kırıldı kolum kalmadı

Harflere sığındım sözü bırakıp
Mısrâlarım oldu kendime rakip
Hokkalar devrildi, bitti mürekkep
Lisansızım anne: dilim kalmadı

Karânî olsaydım sen olsan tasam,
Yemeni olsaydım başına atsam
İsterdim güzel bir mevsim anlatsam
Sonbahardan başka iklim kalmadı

Okumaya devam et →

Krizantemler Açınca

Krizantemler açınca
Çıkar gelirsin sen bana
Son bahar elden kaçınca
Bıkar, gelirsin sen bana

Yaşlı gönlümü düşünmez
Üzmekten beni, üşenmez
Beyaz güller saçlarına
Takar, gelirsin sen bana

İnanmazsın mevsimlere
Eski püskü resimlere
Yalnızlıkla yüzleşince
Bakar, gelirsin sen bana

Okumaya devam et →